ARA
    Biz Kimiz   Hizmetlerimiz   Egitimler   Etkinlikler   Blog   Sizden Gelenler   Basın   Referanslar   İletişim

BAŞARILI OLUP OLMAYACAĞIMIZI “NASIL DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ” BELİRLER

 Hayatımızı şekillendiren düşünce kalıplarımız

 
Daha önceki yazılarımda beynimiz için “müdür” demiştim! Evet, her şeyi organize eden, geçmişten aldığı derslerle geleceğe şekil veren, idare eden, yönlendiren bir müdür…   Ama peki ya bu müdür büyümeye, gelişmeye açık değilse? Yani biraz “sabit” fikirliyse? Gelin ne demek istediğimi açıklayayım:
 
Modern psikolojiye göre hayattaki başarımızı, kendi becerilerimiz ve potansiyelimiz hakkındaki inanç sistemlerimiz oluşturuyor. Aslında bu anlayışın temeli Stanford Üniversitesinde psikolog olan Carol Dweck’in çalışmalarına dayanıyor. Çünkü Carol Dweck,  Mindset: The New Psychology of Success  (Türkçe’ye Aklını En Doğru Şekilde Kullan: Başarının Yeni Psikolojisi adıyla çevrilmiş) isimli kitabında ister bilinçli isterse bilinçsiz şekilde zihnimize yerleşen inanç kalıplarımızın hayatımızı şekillendirdiğine, bize hizmet etmeyen düşünce kalıplarımızda yapabildiğimiz en ufak değişikliğin ise hayatımızda iyi yönde birçok değişikliğe sebep olabileceğine değiniyor.
 
Evet, yeteneklisiniz, azimlisiniz, donanımlısınız, hedefleriniz var. O hedefe ulaşmak için motivasyonunuz da tamam. Ama Dweck’e göre zirveye oturmanız ve başarınızın sürekliliğini sağlamak için kendiniz hakkında ne düşündüğünüz, hatta tüm diğer düşünce kalıplarınız çok önemli. “Ben zaten heyecanlanınca yanlış yaparım” ya da “ooo öğretmen sevdiği öğrencileri geçiriyor ama bana taktı” gibi düşünce kalıplarınız varsa, matematik dehası olsanız da kalıcı bir başarı yakalamanız mümkün değil.
 
Dweck’in araştırmalarına göre” müdürler” iki yapıda olabiliyorlar:
 
·         Sabit ya da katı zihniyette olanlar (fixed mindset) - ben buna sabit zihin yapısı diyeceğim
·         Gelişen ya da büyüyen zihniyette olanlar (growth mindset) - ben buna büyüyen zihin yapısı diyeceğim
 
“Öğrenmeye Yeni bir Bakış: Öğrencilerin Zihnindeki Bariyerleri Kaldırma”  yazısında da araştırmalardan detaylı bahsediliyor. Sabit zihin yapısında olan kişiler karakterlerinin, zekalarının ve yaratıcılıklarının onlara doğuştan verildiğine ve değiştirilemeyeceğine inanırlar. Adı üstünde “sabit”!  Eğer müzikal yetenekleri olmadığına inanıyorlarsa, her hangi bir müzik aleti çalmayı denemezler bile. Diyelim bir kaza geçirdiler ve doktorlar bir daha basket oynayamayacağını söylediler. Bir daha ellerine top almazlar.
 
Halbuki büyüyen zihin yapısında olanlar gelişebileceklerine ve değişebileceklerine inanırlar. Başarısızlığa uğramaktan korkmaz, hata yapmanın öğrettiğine inanırlar. Mevcut yeteneklerini geliştirmenin yollarını ararlar. Doğduklarında sahip olduklarının sadece bir başlangıç noktası olduğunu ve bunun çaba göstererek geliştirileceğine inanırlar. Büyüyen zihin yapısındaki kişiler için başkalarının onayı önemli değildir. Onlar kendileri için öğrenir, kendileri için yaşarlar.
 
Daha önceki bir yazımda size Michael Jordan’ın hikayesinden bahsetmiştim:  Lisede okul basketbol takımına girmek isteyen Jordan, 1.80’lik boyu kısa bulunduğu için takıma alınmaz. Bu onu yıldırmaz, yaz boyunca durmaksızın antrenman yapar.  Bir de üstüne bu dönemde 10 cm birden boy atınca, okul takımına girmeyi başarır. Aslında Jordan tam bir büyüyen zihin” örneği, öyle değil mi?
 
 
Aman yanlış anlamayın. Herkes Jordan olabilir, Einstein kadar dahi, Picasso kadar yaratıcı olabilir demiyorum. Demeye çalıştığım insanların potansiyeli ve sınırları önceden tahmin edilemez, çünkü insan “sabit” değildir, sürekli gelişir ve değişir.  Madem psikolojinin geldiği noktada, düşünce kalıplarımızın yaşamımızı şekillendirdiği biliniyor, o zaman düşünce kalıplarımızı bize hizmet edecek hale dönüştürmek önem kazanıyor.
 
Evet, çalışma ile beslenen “Büyüyen” zihne yürekten inanıyorum. Bu yüzden birlikte çalıştığım öğrencilerime de zekanın, doğuştan gelen sabit bir özellik değil de çabayla geliştirilebileceğini öğretiyorum. Çocukların, gençlerin gerçek potansiyellerini artırabileceklerini anlamalarına,  beyinlerini adeta bir kas gibi çalıştırıp geliştirmelerine yardımcı oluyorum. Ama önemli olan buna çocukların, gençlerin kendilerinin “inanması”! Peki, onları nasıl inandıracağız? “Sabit” bir zihin yapısına sahiplerse bunu “büyüyen zihin yapısına” dönüştürmelerine nasıl destek olacağız?
 
Bunu da haftaya anlatayım.
 
KAYNAKLAR:
1.       https://www.mindsetworks.com/page/increase-students-motivation-grades-and-achievement-test-scores.aspx
2.       http://mindsetonline.com/changeyourmindset/natureofchange/index.html
3.       http://www.brainpickings.org/2014/01/29/carol-dweck-mindset/
4.       http://www.huffingtonpost.com/tracy-cutchlow/why-some-kids-try-harder-and-some-kids-give-up_b_5826816.html
5.       http://www.huffingtonpost.com/smart-parents/growth-mindset-parenting_b_6951252.html
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ad Soyad
E-posta adresiniz
Mesajınız
Güvenlik Kodu
GÖNDER