ARA
    Biz Kimiz   Hizmetlerimiz   Egitimler   Etkinlikler   Blog   Sizden Gelenler   Basın   Referanslar   İletişim

BİR DEHB’Lİ İÇİN BAHAR TEMİZLİĞİ NEDEN ZORDUR?

 Hani uzun bir süre evin derinliklerine kadar girmez, elimize geçeni bir gün düzenlerim diye evin bir köşesine atarız… Sonra da ev, çöp eve döndü diye söylenir dururuz. Sonra bir gün gelir o dağınıklık basar bizi, toparlanmaya başlarız. Bunu neden saklamışım ki, böyle bir şeyim olduğunu bile hatırlamıyorum’larla dolu geçen saatler ardından poşet poşet evi boşaltırız ya… Yazmak bile rahatlattı. Uzun süredir yapmadıysanız şimdi kolları sıvayın derim.

 
Aslında yazmak istediğim şey bu değil. Bizim zaman zaman yaptığımız bu “toptan temizlik” işini DEHB’liler eğer destek almazlarsa hiç yapamayabiliyorlar. Bir DEHB’li iseniz ya da bir DEHB’li aynı evi paylaşıyorsanız iyi bilirsiniz. Organizasyon yetenekleri zayıf olduğu için olur da bir gün gerekirse diye neredeyse hiçbir şeyi atamazlar, bir dağınıklık içinde yaşarlar ve aradıklarını aradıkları zaman bulamazlar.
 
 
Son dönemlerde yapılan araştırmalarda DEHB ile halk arasında “çöp ev” olarak adlandırılan istifleme yani eşya biriktirme arasında bir ilişki olup olmadığına bakılmış. Farklı tarihlerde yapılan araştırmalar saplantı-zorlantı (obsesif-kompulsif) bozukluğu olanların DEHB belirtilerine de sahip olduğunu ortaya koymuş. Özellikle de dikkat eksikliği olarak kendini gösterenlerde istiflemenin daha yoğun olduğu gözlemlenmiş. Yani dikkat eksikliğiniz varsa eşya biriktirme eğilimi gösterebiliyorsunuz.
 
Burada dikkat edilmesi gereken ince bir çizgi var. İstifleme yapanlar hiçbir şey ama hiçbir şey atamazlar. Çünkü her bir eşya ile bir bağları olduğuna, bir gün işe yarayacaklarına inanırlar, başkalarının kendi eşyalarına dokunması fikrinden rahatsız olurlar. Ve sonunda evleri cidden çöp eve döner. Evini çöp eve çevirenler arasında mutlaka DEHB’liler de vardır. Hatta araştırmalar çocukluğunda DEHB’li olanların yetişkin yaşlarında “çöp ev” yaratma eğilimlerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuş. Ancak yine aynı araştırma sonuçları istifleme sorunu yaşayanların yönetici işlev bozukluğu yaşadıklarını da belirtiyor. Yönetici işlev bozukları artık bildiğiniz gibi DEHB ile eş anlı görülen bozukluklar arasında. Yani araştırmalar istifleme ile DEHB arasındaki ilişkiyi doğrulamaktan çok, benzer belirtilere sahip olduğunu ifade ediyor diyebiliriz. 
 
 
 
Peki ama DEHB’liler neden eşya biriktirirler, bir şeyleri atmaktan çekinirler. Yaşadıkları bu istifleme problemi biraz da bakış açılarından kaynaklanıyor diyebiliriz. DEHB’liler eşyaları anılarıyla bağdaştırırlar. O kırık saksı sadece kırık bir saksı değil, kızının anneler günü hediyesidir.  O eğri büğrü yazıyla dolu kağıt parçası sadece bir kağıt parçası değil, en yakın arkadaşının onun için yazdığı bir nottur. Odanın ortasında duran patlamış futbol topu sadece bir futbol topu değil, ilk kez kazandığı maçın oynandığı futbol topudur. DEHB’li o topa baktığında sizin gibi dağınıklık yaratan eski, patlak bir top görmez. Geçmiş bir başarısını görür. Yani o patlak top atılırsa, o anısı da onunla uçup gidecektir. Gerçi bir şeye anlam yüklemek, eşyalardan vazgeçmenin anılardan da vazgeçmek anlamına geldiğini düşünmek sadece DEHB’lilere özgü değil.  Arabasını satmayı düşünen bir arkadaşımın oğlu çocuk masumiyetiyle babasına şöyle demiş:  'Ya anılarımız ne olacak o arabadaki? Onları da mı satıyoruz?’
 
 
DEHB’lilere dönersek. Gereksiz eşyaları atamamalarının bir nedeni de organizasyon becerilerinin zayıf olması olabilir. DEHB’li bir öğrencinin okul çantasını görseniz kara deliğe benzetebilirsiniz. Okula götürmeyi unuttuğu bir defter yüzünden bir sorun yaşadıysa çantasından hiçbir defterini, kitabını çıkarmaz. Çıkarırsa unutup yine sorun yaşayabilir çünkü. İşte bu yüzden o küçücük okul çantasına neler sığdırabildiğini görseniz dudağınız uçuklar.
 
 
Aslında DEHB’linin yaşadığı sorun istifleme ya ada eşya biriktirme değildir. Düzenli bir oda, masa, ev ya da ofisin temelinde sizce ne yatar? KARAR VERMEK!
 
 
Karar veremezseniz eşyaları atamazsınız. Eviniz çöp eve benzetilir.
 
Karar veremezseniz eşyalar yığınlar halinde birikir. Eviniz çöp eve benzetilir.
 
Kısacası “düzen” için işin aslı karar verebilmekte:
  • Neyi atmalısınız?
  • Neyi saklamalısınız?
  • Nerede saklamalısınız?
 
İşte bu kararları daha kolay verebilmeniz için kendinize sormanız gerekenler:
 
  1. Bu şey işime yarar mı?
  2. Kullanılabilir halde mi? Düzgün çalışıyor mu?
  3. Bozulursa ya da kaybolursa yenisi alır mıyım?
  4. Hiç kullanmıyorum. O halde gerçekten gerekli mi?
  5. Bu şeyin yedeğine gerçekten ihtiyacım var mı?
  6. Bunu neden saklıyorum? Bana gerçekten lazım mı?
  7. Daha yeni bir modeli çıktı mı? Bu yeni model bende var mı ya da şu an alabilir miyim?
  8. Dikkatimi çekmeyen bir yerde duruyor olduğu için mi bugüne kadar saklamışım?
  9. Gerçekten benim için bir anısı var mı?
  10. Bu şeyi daha önce hiç kullandım mı? 
 
DEHB’li hayat tozpembe olmayabilir. Ama onu yönetmesini bilirseniz hayatınız düzene girer. Zaten hayat tercihlerimizden oluşmuyor mu? Ona güçlü yönlerimizle yön verebiliriz ya da zayıf yönlerimizi başarısızlıklarımıza bahane olarak kullanabiliriz.
 
DEHB’yi bir bozukluk olarak bahane edebilir ya da farklılık olarak kabul edip hayatınıza renk katabilirsiniz. Karar sizin?
 
 
KAYNAKLAR
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ad Soyad
E-posta adresiniz
Mesajınız
Güvenlik Kodu
GÖNDER