ARA
    Biz Kimiz   Hizmetlerimiz   Egitimler   Etkinlikler   Blog   Sizden Gelenler   Basın   Referanslar   İletişim

“Z’LERİ TUTABİLENE AŞK OLSUN: HUZURLARINIZDA ERGEN GİRİŞİMCİLER!

 Kuşak farklılıkları, anne-baba-çocuk çatışmaları… Bitmedi. Bitmeyecek. Biz anne-babalarımızın sosyal medya hesabı olmasını nasıl şaşkınlıkla karşılıyorsak bizim çocuklarımız da olmamasını o derece şaşkınlıkla karşılıyorlar. Onlar yeni nesil çocuklar. Z kuşağı çocuklar. Teknolojinin içine doğmuş çocuklar. Dünyada ne olup bittiğinin erken yaşta farkına varan, bilgiye kütüphanelerde ansiklopedi sayfaları arasında değil bir tuşa basarak ulaşan çocuklar. Zihinsel ve psikolojik açıdan daha hızlı gelişiyorlar. Özgüvenleri oldukça yüksek. Sosyal statüye önem veriyorlar. Akıllı telefon, tablet, internet olmadan yaşayamıyorlar. Sandığımızın aksine aslında ekranlara yapışık yaşadıkları için daha analitik düşünebiliyorlar. Evet, yüz yüze iletişim kurmak yerine mesajlaşıyorlar ama bizlerden daha girişimci oldukları, daha iyi iş kurabildikleri de göz ardı edilemeyecek bir gerçek. 

 

Aslında son araştırmalar da ergenlerin dünyayı değiştirecek bir şeyler yapmak istediklerini, artık sosyal medyada zaman harcamak yerine bir şeyler ortaya koymayı tercih ettiklerini gösteriyor.  Ve koyabiliyorlar da… 13 yaşında kendi kozmetik ürünlerini satmaya başlayan Isabella Dymalovski, henüz lisedeyken itfaiyecilerin dumanda görmesini sağlayan bir maske yapan Paul Hyman, 12 yaşında evcil hayvanları uzaktan beslemeyi sağlayan bir alet keşfeden Brooke Martin, dünyada elektriksiz yaşayan 1 milyardan fazla insanın olduğunu düşünürsek birçok kişi için hayat değiştirebilecek elinizde tuttuğunuzda ışık yayan feneri 16 yaşında bulan Ann Makosini… Bu isimlere daha yüzlercesi eklenebilir. Bu gençler bu ürünlerle milyonlarca dolar gelir elde edebildiler.
 
Şimdilik Türkiye’den verebileceğimiz örnekler yok denecek kadar az. Umarım bu paylaştıklarım ülkemizdeki gençlere ve onların ailelerine ilham kaynağı olur ve ülkemizdeki gençler de hobilerini gerçek bir işe çevirmeyi başarabilirler. Örneğin,  muz kabuğundan plastik üretme projesi ile Science and Action  ve Google science fair’den ödül alan Elif Bilgin ailesi ve okulu teşvik ettiğinde neler yapılabildiğinin göstergesi. Ya da enerji tasarrufu sağlayan akıllı priz, 3D yazıcı gibi buluşlara imza atmış, Connecthing adında bir tekno şirketi olan liseli girişimci Kaan Göksal Türkiye’den de genç girişimciler çıkabileceğinin en büyük kanıtı. Sayılarının artması en büyük temennimiz.
 
Saydığım bu isimler ve daha niceleri iş dünyasında kendini genç yaşta kanıtlamış Z kuşağı çocukları. Peki, ama onları bizlerden yani X ve Y kuşaklarından ayıran ne? Neden biz ya da anne-babalarımız okula, derslere odaklanmışken, bizim “iş dünyasını” hayal bile edemediğimiz bir yaşta onlar kendi işlerini kurabiliyorlar?
 
Çünkü onlar teknolojik açıdan hızla gelişen ama ekonomik açıdan durgun bir dünyaya doğdular. Onlar tanım yerindeyse dijital dünyanın “ilk yerlileri”. İşsizlik oranlarının alıp başını gittiğini, durgun ekonomi içinde bir anlamda debelenen anne-babalarını gördükçe çözümü erken yaşta kendi ayakları üstünde durarak “uzmanlıklarını” gerçek bir işe çevirmede buluyorlar. Çalışan olmaktansa girişimci olmayı tercih ediyorlar. Ve de kazançlı işlere imza atıyorlar. Çoğunlukla, biraz tecrübesizlik biraz da bilgi eksikliğinden, başkalarının göze alamayacağı işlere soyunuyorlar. Belki de bu yüzden başarıdan başarıya koşuyorlar.
Genç girişimci adaylarına önerilerimi paylaşmadan önce aşağıdaki videoyu izlemenizi istiyorum. Siz genç bir girişimci adayı olabilirsiniz ya da çocuğunuz kendi işini kurmak için yanıp tutuşuyor olabilir. Ona engel olmadan önce aşağıdaki videoyu izleyip karar verin derim.
 
Evet dahi çocuk Adora Svitak, yetişkinlerin çocuklara öğretmek kadar onlardan öğrenecekleri şeyler olduğunu kabul etmeleri durumunda çocukların büyük düşlerini gerçekleştirerek dünyayı değiştirebileceklerini düşünüyor. Onun bu sözlerine kulak vermekte fayda yok mu sizce?
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ad Soyad
E-posta adresiniz
Mesajınız
Güvenlik Kodu
GÖNDER